Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da seçimlerin yenilenebileceği yönündeki ifadeleri üzerine İstanbul Barosu bir açıklama yaparak, “İstanbul’da seçimler bitmiştir. YSK içtihatları buna olanak vermez” dedi. AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise “İstanbul Barosu’nun açıklaması vahim bir açıklamadır. Baro, parti değildir” dedi..
İstanbul Barosu, İstanbul seçimlerine ilişkin “İstanbul’da seçimler bitmiştir ve hangi partiye oy vermiş olursa olsun bütün yurttaşlar, bu seçimin sonucunu bilmektedir. Hayatın doğal akışı ilan edilmelidir. Hukuk bunun için vardır” dedi.
KARA PROPAGANDA DİLİNİN KULLANILMASI ÜZÜCÜ
Baro’nun açıklamasına tepki gösteren AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “Türkiye’nin demokrasisine, Cumhurbaşkanına karşı dışarıdaki kara propagandanın kullandığı dilin kullanılması üzüntü vericidir. Meşruiyet sorgulaması herkesin üzerinde yükseldiği temel zemini yok etmeye başlar.” dedi.
İSTANBUL BAROSU YSK’NIN YETKİSİNİ KULLANAMAZ
Çelik, “Esasında hukuku temsil etmesi gereken İstanbul Barosu bugün bir açıklama yaparak kendi kendine seçim sonuçlarını ilan ediyor ve herkese buna uymasını davet ediyor. Baro parti değildir. İstanbul Barosu YSK’nın yetkisini kullanamaz. Baronun kıymetli üyelerine haksızlık yapan açıklamadır. CHP İstanbul adayının son birkaç gündür kullandığı argümanların aynısı baro tarafından dile getiriliyor.” şeklinde konuştu.
MİLLET İRADESİNE GÖLGE DÜŞÜRME ÇABASI
Baronun açıklamasında ise şu görüşlere yer verildi:
“Sayın Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamalar, yargı organı konumunda ve yetkisinde bulunan kurumsallıkları baskı altına alan ve onların tarafsızlığını etkileyen bir içerik taşımaktadır. Başka hiçbir kişi ve kurumun sahip bulunmadığı, “yargıyı etkileme gücüne” sahip bulunan Sayın Cumhurbaşkanının bu tümceleri YSK kararlarına yansır ise, sadece yeni bir hukuki ve siyasi kaostan değil, demokrasinin kazanımlarından çok ciddi bir geriye gidişten söz etmek gerekecektir” ifadeleri kullanıldı.
DEMOKRASİ DIŞI HİÇBİR PUSULAYA İTİBAR EDİLMEMELİ
İstanbul Barosunun açıklamasında şunlar dile getirildi: “Bu aşamadan itibaren demokrasi dışında hiçbir pusulaya itibar edilmemelidir. Hukuk kurumlarının bütün siyasal mülahazalardan uzaklaşarak, sadece hukuka bağlı biçimde karar üretmeleri, yaşamsal bir öneme sahiptir. YSK içtihatları, oyların yeniden sayılması veya seçimlerin yenilenmesi gibi kararların alınmasına asla olanak vermez. Seçim Hukuku uzmanlarının tereddütsüz biçimde mutabık kaldıkları bir konuda siyasetin taassubunun hukuku ezmesine izin verilmemelidir. Hukuksuzluğun yargı eliyle meşrulaştırılmasına yönelik siyasal çabalar boşa çıkartılmalı ve yargı kurumları, sadece hukuksal kimliklerini öne çıkararak, hukukun gereğini yerine getirmelidirler.”
medyabold
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder