Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) CHP’li üyesi İlhan Taşçı, Kılıçdaroğlu’nun asker cenazesinde uğradığı saldırıyla ilgili açıklama yaptı.
“Yayıncıların, kim tarafından kullanıldığına bakılmaksızın ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici nefret diline yer vermemesi sağlanmalıdır” diyen Taşçı, nefret dili konusunda medyanın izlediği tutumun da bu söylemin yayılmasına neden olduğunu söyledi.
‘RTÜK, KUTUPLAŞTIRICI YAYINLARI YAPTIRIMSIZ BIRAKIYOR’
RTÜK’ün bu tür yayınları yaptırımsız bıraktığını belirten Taşcı, mevzuatın, yayıncıların tarafsızlık ilkesine bağlı ve hukukun üstünlüğünü gözeten bir anlayışla yayın yapmalarını sağlayacak bir şekilde gözden geçirilmesi ve yaptırım mekanizmasının devreye sokulması çağrısında bulundu. İlhan Taşçı’nın açıklamasının tamamı ise şu şekilde:
“Seçim dönemlerinde siyasi partilerin ve adaylarının propagandalarını ne şekilde yürütecekleri, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) bu alandaki görevleri 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde belirlenmiştir.
‘RTÜK’ÜN YAPMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU ŞEYLER VAR’
Ancak KHK ile yapılan mevzuat değişikliği sonucunda; yapılan izleme ve değerlendirmeler sonucunda hazırlanan raporlara gerek RTÜK gerek ise YSK tarafından herhangi bir yaptırım uygulanamaması sonucunu doğurmuş ve ‘yaptırımsız bir suç olamayacağı’ konusundaki uyarılarımızın da gelinen noktada ne kadar haklı olduğunu ortaya koymuştur.
Bu bağlamda, RTÜK’ün yapmakla yükümlü olduğu şeyler de bulunmaktadır. Bundan sonraki süreçte benzeri olayların önüne geçmek için yapılması gerekenlerin şunlardır:
‘YAYINLANDA NEFRET DİLİNE YER VERİLMEMESİ SAĞLANMALI’
Seçim dönemlerinde yayınlar ile ilgili mevzuat hızla gözden geçirilmeli ve sorumlu kurumun yaptırım yetkileri net bir şekilde tanımlanmalıdır,
Yayıncıların tarafsızlık ilkesine bağlı, hukukun üstünlüğünü gözeten bir anlayışla yayın yapmaları sağlanmalıdır, yapmayanlar hakkında yaptırım yoluna gidilmelidir.
Yayıncıların, kim tarafından kullanıldığına bakılmaksızın ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici nefret diline yer vermemesi sağlanmalıdır.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder