24 Şubat 2021 Çarşamba

Suriye devlet görevlisine ‘insanlık suçuna iştirak’tan Almanya’da ilk uluslararası ceza

Alman mahkemesi, eski bir Suriye istihbarat görevlisini “insanlık suçuna iştirak” ettiği gerekçesiyle 4,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Bu karar dünyada ilk defa Suriye rejiminin işlediği suçlardan dolayı bir yetkilinin yurt dışında mahkum olması açısından önem taşıyor.

BOLD – Koblenz Yüksek Mahkemesi, 44 yaşındaki Eyad El Garib isimli eski istihbarat görevlisini, 2011 yılı eylül ve ekim aylarında Şam yakınlarındaki gösteride en az 30 kişinin tutuklanması ve daha sonra bu kişilerin istihbarat servisinin gizli gözaltı merkezine transferinde sorumluluğu olduğu gerekçesiyle mahkum etti.

Ayad El Garib, 2013 yılında Suriye’den kaçmış ve daha sonra Türkiye ve Yunanistan üzerinden 2018 yılında Almanya’ya gelmişti. Garib, duruşmalarda, kendisine isnat edilen suçları reddetmemişti. Savcılık ise sanık için 5,5 yıl hapis talep etmişti.

Alman mahkemesi, bu dava dışında Suriyeli 58 yaşındaki albay Enver Raslan’ı, 58 kişinin ölümü ve 4 bin kişiye yönelik işkence uygulamak suçlaması ile yine “insanlık suçu işlemeye iştirakten” yargılıyor. Bu davanın ekim ayı sonunda tamamlanması bekleniyor.

Raslan’ın 2014’te, Garib’in de 2018’de Almanya’ya geldikleri tespit edilmiş ve her ikisi de 2019’da Berlin’de yakalanmıştı.

DÜNYADAKİ İLK CEZAİ TATBİKAT

Alman Federal Başsavcılığı, Garib davasını “insanlığa karşı suçlar için Esed rejimi üyelerine karşı dünyadaki ilk cezai takibat” olarak nitelendiriyor.

Almanya, ağır suçların yer ve vatandaşlığına bakılmadan başka bir ülkede de yargılanmasına olanak tanıyan evrensel hukuk kurallarına dayanarak bu duruşmaları başlatmıştı.

Almanya dışında Fransa ve İsveç’te de Suriye’de işlendiği belirtilen insanlık suçlarına yönelik yurt dışına kaçan Suriyeliler tarafından açılan dava sayısı her geçen gün artıyor.

EVRENSEL YARGI YETKİSİ İLKESİ NEDİR?

Almanya’da, 2002 yılında, savaş suçları ve soykırım gibi uluslararası suçların soruşturulması ve kovuşturulmasını kapsayan evrensel yargı yetkisi ilkesi kabul edildi.

Bu adımla Almanya, yargılama yetkisini, “uluslararası toplumu bir bütün olarak etkileyen en önemli suçları” da kapsayacak şekilde genişletmiş oldu. Bu nedenle bu suçların failleri, suçun işlendiği yer, sanığın uyruğundan bağımsız olarak, Alman mahkemelerinde yargılanarak cezalandırılabilir.

Almanya’da evrensel yargı yetkisini kullanan hakimler, 2015 yılında, Ruandalı Hutu lideri Ignace Murvanashkaya ve yardımcısını yargılamış, insanlığa karşı suç işlediklerine hükmetmişti. Karar itiraz eden Murvanashkaya, yeniden yargılanmayı beklerken, 2018 yılında hayatını kaybetmişti.

Suriye’deki savaş suçları ve insanlığa karşı suçların Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması için yapılan girişimler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri Rusya ve Çin’in uyguladıkları veto nedeniyle sonuç vermemişti.

Almanya’da, Suriye hükumeti yetkililerine karşı yürütülen ‘savaş suçu davalarının’ ilki 2020 yılı nisan ayında başlamıştı. Suriyeli yetkililere karşı farklı eyaletlerdeki yüksek mahkemelerde de bazı davalar sürüyor.

TÜRKİYE’DEKİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

Diğer yandan Türkiye’de özellikle 15 Temmuz sonrası yaşanan işkence ve insanlığa karşı suçların da evrensel yargı yetkisi ilkesi çerçevesinde Almanya’da yargı önüne getirilebileceğini belirtiyor.

Bu konuda Alman mahkemelerine bazı başvurular da yapıldı ve özellikle işkence olaylarına karışan devlet görevlileri Alman mahkemelerine iletildi. Ancak başvurularla ilgili bugüne kadar herhangi bir dava açılmadı.

Avrupa Birliği’nden AKP’ye HDP uyarısı

medyabold

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder