2 Aralık 2020 Çarşamba

IPI: Türkiye’de gazeteciler keyfi olarak gözaltına alınıp, aylarca cezaevinde tutuluyor

Uluslararası Basın Enstitüsü, Türkiye’de gazetecilerin iktidar tarafından farklı baskı yöntemleriyle susturulduğunu açıkladı. Hazırlanan raporda gazetecilerin keyfi olarak tutuklandığı belirtilirken, cezaevindeki gazetecilerin can güvenliğinin olmadığı vurgulandı.

BOLD – Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), 6-9 Ekim tarihleri arasında Türkiye’de düzenlenen ortak Uluslararası Basın Özgürlüğü Misyonu Raporu’nu açıkladı. Raporda AKP iktidarının kendini eleştiren gazetecileri cezalandırdığına ve yargının da bu amaçla araçsallaştırıldığına dikkat çekildi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Uluslararası basın özgürlüğü, gazetecilik ve insan hakları konularında faaliyet gösteren 11 örgütün içinde yer aldığı IPI heyeti, Türkiye’de basın özgürlüğünü değerlendirmek üzere 6-9 Ekim tarihleri arasında medya çalışanları, sivil toplum örgütleri, Adalet Bakanlığı ve denetleyici kurumların temsilcileri, milletvekilleri ve diplomatik temsilcilerle görüşme gerçekleştirdi.

GAZETECİLER CEZAEVİNDE

Hazırlanan “Türkiyeli Gazeteciler Baskıların Kıskacında” başlıklı raporda, gazetecilerin keyfi olarak gözaltına alınmaya ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle aylarca cezaevlerinde tutulmaya devam edildiği kaydedildi. Libya’da yaşamını yitiren MİT mensuplarının ölümünü haberleştirdikleri gerekçesiyle 6 gazetecinin tutuklandığı hatırlatılan raporda, “örgüt propagandası” tanımının tek cümleyle revize edilerek, gazetecilerin kriminize edilmesi ve aleyhte dava açılması için kullanıldığına devam edildiğine yer verildi.

IPI: ELEŞTİRENLER CEZALANDIRILIYOR

Hükümetin eleştirenleri cezalandırıldığına dikkat çekilen raporda, bu nedenle birçok basın ve yayın organının cezalara maruz kaldığı ifade edildi. Ayrıca, İnfaz Yasası kapsamı dışında bırakılan gazetecilerin can güvenliğinin riske atıldığı vurgulandı.

IPI: 15 TEMMUZ SONRASI MEDYA BAŞARIYLA SUSTURULDU

Raporda Türkiye için “dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi” tanımlaması kullanılırken halen 77 gazetecinin tutuklu olduğu belirtildi. 15 Temmuz’a dikkat çekilen raporda “Tutuklu ve yargılanmakta olan gazetecilerin sayısındaki düşüş, kısmen 2016 darbe teşebbüsünün akabinde açılan davaların kapanmasından kaynaklanıyor. Fakat bu durum, aynı zamanda medyanın ne denli başarıyla susturulduğunun da açık bir göstergesi. Medyanın kontrol altına alınması için devam eden mücadele, son zamanlarda mahkeme salonlarından uzaklaşarak, bağımsızlığı baltalanmış ve muhalif medyayı hedef almak üzere araçsallaştırılmış olan denetleyici kurumlara doğru kaydı. Daha evvel yönetimindeki el değiştirmeler yoluyla devlet güdümüne sokulan bağımsız medya kuruluşları da düşünüldüğünde, bu durum eleştirel seslerin daha da boğulmasına neden oldu” ifadelerine yer verildi.

YARGIYA ELEŞTİRİ

Tutuklu gazeteciler ve güvenliklerine yönelik tehditlerin olduğuna değinilen raporda, “Türkiye’de çok sayıda gazeteci ya hapishanede ya da gazetecilik faaliyetleri nedeniyle keyfi suçlamalarla yargılanıyor. Kamu makamları, temel hakları garanti altına almayan bir yargı sistemini araç olarak kullanmaya devam ediyor. Yerel bir mahkemenin bu ay verdiği, Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ı kaçak ilan ederek tüm mal varlığına el koyma kararı, eleştirel seslerin bastırılmasına dönük sonu gelmez girişimleri gözler önüne seriyor. Gazetecilik faaliyetlerini cezalandırma amacıyla gazetecinin ve ailesinin mallarına el koymak, yeni bir saldırı biçimini temsil ediyor.” denildi.

Delegasyon ayrıca AYM yetkililerini, internet sitesi engellemeleri de dahil olmak üzere, basın özgürlüğünü ilgilendiren dosyaları görüşmeye öncellik vermeye çağırdı ve bu başvuruların çoğunun süregelen hak ihlallerine ilişkin olduğuna dikkat çekti. Heyet, AYM’yi, alt mahkemelere emsal teşkil edebilecek pilot davalar belirlemeye ve AYM kararlarını görmezden gelerek hukukun üstünlüğünü tehdit eden alt mahkemelerle ilgili soruna çözüm üretmeye davet etti

TEMEL SORUNLARI ELEŞTİREN GAZETECİLER CEZALANDIRILIYOR

Gazetecilerin tutuklanması, fiziksel saldırılar ve soruşturmalara maruz kalmasının “Temel sorunlar” olarak değerlendirildiği raporda, “Her türlü basın kuruluşundan gazeteciler, askeri operasyonlar, ekonomik gerileme, Kürt sorunu ve diğer azınlıklara dair meseleler gibi hükümetin, ‘hassas’ bulduğu konuları haberleştirdikleri için kovuşturma ve tutuklamalarla karşı karşıya kalmaya devam ediyorlar” denildi.

BTK SANSÜRCÜ KURULUŞ OLDU

Raporda, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK), online düzenlemelere riayet edildiğini gözlemlemekle yükümlüğü olduğu ancak online içeriklerin kaldırılması ve sansürlenmesi görevi üstlendiği belirtildi.

medyabold

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder