9 Mart 2019 Cumartesi

Giresun Cezaevinde Bitmek Bilmeyen Hak İhlalleri

Haksız ve hukuksuz şekilde yapılan soruşturmalar neticesinde verilen keyfi tutuklama kararlarıyla Türkiye adeta dev bir açık cezaevine dönüştürüldü. Kötü yaşam şartları konusundaki ünüyle meşhur cezaevleri ise daha önce çıkarılmış KHK’lar, Adalet Bakanlığı’nın baskıları ve cezaevi idarelerinin hukuk tanımayan, keyfi uygulamalarıyla birer “ezaevlerine” dönüştürüldü.

Özellikle Hizmet Hareketini hedef alan soruşturmalarda haksız yere tutuklanmış olan on binlerce kişiye ayrımcı ve hukuk dışı muameleler yapıldı. Diğer tüm tutuklulara tanınan bazı haklar Hizmet Hareketiyle ilgili davalardan tutuklananlar için ya kısıtlanmakta yahut hiç tanınmamakta.

Giresun Cezaevi’de çeşitli hak ihlalleriyle insan haklarının ve hukuk devletinin temel ilkelerinin çiğnendiği yerlerden biri olarak yerini aldı.

Giresun Cezaevi’nde tutuklu mahpusların yakınlarından elde edilen bilgilere göre, mahkemelerce verilmiş herhangi bir kısıtlama kararı bulunmamasına rağmen tutukluların aileleriyle yaptıkları Açık/Kapalı Görüş, mektupla veya telefonla haberleşme haklarının 25 gün boyunca cezaevi idaresince kısıtlandığı öğrenildi.

Ayrıca en önemli sıkıntılardan birisinin koğuşlarda kapasitenin çok üzerinde kişi barındırması nedeniyle yaşandığı belirtildi. En fazla 20 kişinin kalabileceği koğuşlarda 46 kişinin 2 yıla yakın bir süredir birlikte kalıyor olmaları yaşanan mağduriyetlerinin hangi boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Cezaevinde görevli gardiyanların tavır ve davranışlarının tutuklulara karşı ön yargılı ve art niyetli olmaları yaşanan hak ihlallerini arttırıyor.

Bir diğer hak ihlali ise süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma konusunda yaşanmaktadır. Her ne kadar sözde bu yararlanma hakkı verilse de keyfi sebepler bahane edilerek çeşitli engellemeler ile tutuklular karşı karşıya kalabiliyor. Tutukluların günlük gazeteleri alabildikleri ancak keyfi olarak Yeni Asya gazetesini almalarına izin verilmediği belirtiliyor. Bu yasakçı zihniyetin kaldırılması için dava açan bir tutuklunun davayı kazanmasına rağmen Yeni Asya gazetesinin alınmasına izin verilmediği gibi davayı açan tutuklunun da başka bir cezaevine nakledildiği ifade edildi.

Tutuklu ve ziyarete gelen yakınlarının açık ve kapalı görüşlerde gardiyanlar tarafından üstlerinin titizlikle arandığı, içeriden dışarıya elbise verilmesi konusunda ise birçok problem çıkarıldığı belirtiliyor. Elbise değişimi ile ilgili geçtiğimiz günlerde Giresun Cezaevi’nde cinayetten tutuklu bir kişinin ziyaretçisi ile yer değiştirerek firar etmesi basında da geniş yer almıştı. Firar konusuyla ilgili başlatılan idari soruşturma kapsamında Cezaevi müdürü Rize’ye tayin edilmiş, 6-7 infaz koruma memuru ise açığa alınmıştı. Açığa alınan memurlar arasında tutuklu ve yakınlarına keyfi davranışlarda bulunan, psikolojik baskı uygulayan, isimleri Hüseyin…ve Hasan… olarak belirtilen memurlar olduğu iddia ediliyor.

Ayrıca koğuşlardaki yaşlı ve şeker hastaları bulunmasına rağmen özellikle Bayram isimli bir Baş Memurun sayımda “tuvaletlerde kimse olmayacak, herkesi göreceğim” şeklinde dayatmalarda bulunduğu diğer iddialar arasında yerini aldı. Aileler tarafından getirilen eşyaların alımı ve içeriden verilen eşyaların ailelere teslim edilmesi konusunda Ömer… isimli memurun ise tutuklu ve ailelerine kötü davrandığı, keyfi bahaneler üreterek eşya teslimi konusunda engellemelerde bulunduğu iddia ediliyor.

Her türlü tecrit, baskı ve hak ihlallerine rağmen yüzbinlerce masum insan, bir gün adalete herkesin ihtiyacı olacağını ve hukukun tekrar işletilmeye başlayacağını belirtiyor.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/03/09/giresun-cezaevinde-bitmek-bilmeyen-hak-ihlalleri-2/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder