11 Şubat 2019 Pazartesi

Karagül ‘yerli medya’yı anlattı: İddiası yok, günü kurtarıyor

Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, ‘yerli medya’ olarak tanımladığı yandaş basının geleceği konusunda endişeleri olduğunu söyledi. Karagül, “Finansal, ekonomik güç olarak hiç olmadığı şekilde güç kazanan ancak içerik ve dil olarak hiç olmadığı kadar zayıflayan, kamuoyunu etkileme gücü her geçen gün azalan medyamızın geleceği konusunda çok acil bir şeyler yapılması gerekiyor. Ne yazık ki; bu alanda yeterince çaba harcanmadığını üzülerek görüyorum.” ifadelerini kullandı.

‘SİYASETİN DİLİNİ TEVİL ETMEKTEN ÖTEYE GEÇEMİYORUZ’

Kendisine, “Yerli medya neden geriliyor? Entelektüel iddia neden yok?” diye soran ve yine kendisi cevap veren İbrahim Karagül, şu gerekçeleri yazdı:

O da; yeni bir medya dili üretilememesi, nitelikli medya mensuplarının yetiştirilememesi, içerik üretme gibi bir sorumluluğun ortadan kalkması, sadece siyasetin dilini tevil etmekten öteye geçilememesi, medyanın entelektüel iddialarını tamamen kaybetmesidir.

‘İDDİA KALMADI, GÜNÜ KURTARIYORUZ’

Köşe yazarlarının hiçbir iddiasının kalmaması, günü kurtarma dışında bir kaygı ile kendilerini zorlama ihtiyacı duymamaları, çoğunun “kerhen” bir yazı yazıp günü kurtarması, iddia ve fikirden çok “ilişkiler” üzerine motive olmaları hazin bir göstergedir.

Başarısızlığı, ilgisizliği, tükenmişliği siyasetin arkasına gizleme de ne?

Muhabirlerin, editörlerin, yazı işleri yönetimlerinin iddia ve araştırma kabiliyetini kaybetmesi, bunu bilinçli olarak tercih etmesi, olağanüstü bir ataletin medya mutfaklarına hâkim olması, heyecanın kaybedilmesi, Türkiye’nin esas meseleleri üzerine düşünce üretme merakının azalması, küresel ölçekte tartışmalara ve eğilimlere ilginin neredeyse yok olması büyük bir tehlikedir.

BAŞARISIZ, İLGİSİZ VE TÜKENMİŞLİK…

Medyanın ve entelektüel alanın başarısızlık, ilgisizlik, tükenmişlik görüntüsünü siyasi söylemin arkasına sığınarak örtme çabaları daha da vahimdir. Tembelliği siyasetle kamufle etmek tehlikelidir.

Dünya bir buhran döneminden geçerken, Türkiye büyük değişimler yaşarken entelektüel alanda, medya alanında bir şey üretemiyorsak, sıkıntı bizde demektir. Burada hedef, ideal, dava, adına ne derseniz deyin, toplumsal eğilimleri belirleyen hiçbir alanda söz üretemiyoruz demektir.

“Konvansiyonel medyadan dijitale geçiş” bir kaçıştır!

“Konvansiyonel medyadan dijitale geçiş” bu dönemde yaygın bir söylemdir. Türkiye’de ve dünyada genel eğilimler, sosyolojik değişimler, yeni kuşakların dili göz önüne alındığında bu kaçış bir yere kadar ikna edicidir. Ama Türkiye’de bu slogan büyük bir dönüşümden ziyade “ayıpları örtme”, “başarısızlıkları örtme” yöntemi olarak kullanılıyor.”

‘ARAPLAR MEDYA İÇİN BİNALAR TUTUYOR’

Son dönemde “yabancı” yayınlarının öne çıkmasını ise Karagül şöyle yorumladı:

“Bu rastlantısal bir şey değil. Elbette siyasi hedefleri var ama yerli medyanın bıraktığı devasa boşluğa hücum ediyorlar. Deutsche Welle (DW), Sputnik, The Independent, Şarku’l-Avsat benzer yabancı yayınlar Türkiye’ye büyük yatırım yapıyor. ABD, Avrupa, Arap ülkeleri, Rusya, Çin Türkiye’de ciddi medya atağına girişti.

Özellikle S. Arabistan ve BAE, örtülü bir medya yapılanması yürütüyor. Binalar tutuluyor. Kadrolar kuruluyor, harıl harıl yayın hazırlıkları yapılıyor. Yerli medyanın etkisi azalırken yabancı medya organlarının etkisi artıyor.”

kronos

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder