14 Şubat 2019 Perşembe

Kendi Ülkemizde Suriyeliler Gibi Bile Yaşayamıyoruz

Eşim, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ihraç edildi. Hiçbir somut açıklama yapılmadan; internette yayımlanan ihraç listesinde eşimin ismini gördük ve çok yıkıldık.

Bizler vatan, millet, bayrak devletin bütünlüğü adına hiçbir kimlik ayırımı yapmadan sevgi ve hoşgörü insanı olmaya çalıştık. Elimizde bunlardan başka hiçbir sermayemiz olmadı. Silahın “S” sini bile ağzımıza almaktan korkan insanlarız. Ama silahlı terör örgütü olmak iftirasıyla eşim görevden alındı.

Müftülükten gelen bir telefonla 15 gün içerisinde lojmanı boşaltmamızı söylediler; bir kere daha yıkıldık. Nereye giderdik? Kiraya çıksan maaş yok, kıyıda paramız yok. Allah razı olsun. İhraç olan bir arkadaşı bizim küçük bir bahçe evimiz var, biz eşimle konuştuk oraya geçebilirsiniz; zaman kendi ülkemizde kendi kardeşlerimize Ensar-muhacir olma zamanı dediler. O anı ve arkadaşlarımızın bu teklifini asla unutmayacağız.

Eşimin daha önce rahmetli anne babasının oturduğu tapusu bile olmayan çok eski ve Suriyelilerin oturduğu bir ev vardı. Kendi ülkemizde Suriyeliler gibi bile hakları olmayan beş nüfuslu bir Türkiyeliydik artık. Suriyelileri evden çıkartıp biz taşındık. Eşyalarım oraya sığmadı. Bazı eşyaları başkalarının evlerine koyduk.

Oğlum üniversite hayatını dışarıdan devam etme kararı alarak garsonluk yapmaya başladı.Kızım lise son sınıfta. O da okulu bırakıp çalışmak istedi. Ama buna izin vermedik. Küçük oğlumda bu sene okula başladı. Çaresiz bana da iş düştü. Ben de tülbent, çorap satmaya başladım. Oğlumu okula bırakınca torbalarımı elime alıp komşu, akraba, eş dost gezip satış yapmaya çalışıyorum.

Bu şekilde yaşamaya çalışıyoruz.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/02/14/kendi-ulkemizde-suriyeliler-gibi-bile-yasayamiyoruz/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder