Ben bir ev hanımıyım. Biri 9 yaşında, biri 4 yaşında iki çocuğum var. Uşakta yaşıyorum. Eşim devlet memuru, aslında devlet memuruydu. Hiç bir gerekçe gösterilmeden bir gecede ihraç edildi. Eşimin ihracını duyan eş, dost, akraba da bizimle irtibatlarını kestiler. Hatta öz ablalarım “sen bizi arama sakın biz sana ulaşırız, numaralarımızı sil” dediler. Kapısını herhangi bir şey için çaldığım komşularım evde olmalarına rağmen evde yokmuş gibi davranıp kapılarını açmıyorlar. Pazar alışverişi yaptığım pazarcı amca bile eşimin ihraç edildiğini duyunca verdiğim selamı almaz hale geldi. Bu halde bir bayram da geçirdik. Kayınvalidemin evine gelen misafirlerin hemen hepsi eşimin er geç tutuklanacağını vs konuşunca çocuklarım sabahlara kadar ağladılar. Oğlum okula gidip döndüğünde evde babasını veya beni bulamama korkusu yaşadığını söylediğinde canım çok yandı. Evde biran bizi görmeseler bağırmaya, ağlamaya başlıyorlar artık. Bu yaşta yaşadıkları travmayı ömür boyu da atlatamayacaklar.
Hangi cana sebep olmuş eşim, kimin malına göz dikmiş, kime zarar vermiş de bu muameleyi görüyoruz. Arkadaş, akraba, komşular tarafından bu denli ötekileştirilecek, dışlanacak hangi günahı işledik? Vatan, millet sevgisiyle dolu olan bir aile bir gece de nasıl olur da hain ilan edilir? Yaşadığımız maddi sıkıntıdan bahsetmeyeceğim bile. Allah kimseyi rızıksız bırakmaz elbette ancak kendi vatanında bir yabancı muamelesi görmek, itilmek, dışlanmak onurumuzu zedeliyor. Ortada ispatlanmış bir suç dahi yokken bu yapılanlar akla da vicdana da terstir.
Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/01/31/hangi-vicdana-sigar/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder