31 Ocak 2019 Perşembe

Sanal Gerçeklik ve Eğitim | Çağlayan Dergisi

Bir grup arkadaş şehirde alışveriş yapıyor. Kalabalık bir kaldırımda yürürken, bir siren sesi duyuyorlar. Birden bir patlama sesi kulaklarına geliyor ve ani bir parıldama görüyorlar. İnsanlar koşmaya ve çığlık atmaya başlıyor. Uzaktan gelen birkaç patlama sesi daha duyuluyor. Herkes sığınacak bir yer arıyor. Arkadaşlar koşmaya başladıkça, daha büyük bir patlama oluyor ve sonra bir ses işitiliyor: “Oyun bitti!”

Bilim ve teknolojide sürekli yeni gelişmelere şahit oluyoruz. İnsanların yeni şeyler keşfedip öğrenebilmesi ve etkileşime girebilmesi maksadıyla bilgisayar teknolojileriyle üç boyutlu ortamların oluşturulması anlamına gelen Sanal gerçeklik (SG) de uzun bir süredir hayatımızın farklı sahalarında istifade edilen bir uygulamadır. Sanal gerçeklik, hakikatte dokunamadığımız, göremediğimiz ya da duyamadığımız bazı nesneleri, duyularımızın gerçekmiş gibi algılamasıdır. Farklı ortamların simülasyonunu oluşturmak maksadıyla mühendislik, tasarım ve bilgisayar sistemlerinin ortak bir çalışmasıdır. Sanal gerçeklikte, kullanıcılar, maddî değil zihnîbir dünyada deney yapabilirler. “Sanal gerçeklik, insanları değiştirilmiş ortamlara ve süreçlere davet eder, yeni tecrübelere ve hayal gücünü geliştirmeye vesile olur, böylece araştırma ve eğitime katkı sağlar” (Meinhold, 2013).

Sanal gerçeklik 19. yüzyılda ortaya atılan fikirlere dayalı olarak geliştirilmiş olsa da ancak son zamanlarda geniş kitlelerin ilgisini çekecek bir duruma geldi. Kulaklıklar, çok yönlü koşu bantları ve özel eldivenler gibi farklı cihazlar, insan duyularını uyandırmada ve etkileşimde bulunmada kullanılmaktadır (Pinho 2004). Sanal gerçeklik günümüz dünyasında mimari, tıp, mühendislik, eğlence, spor ve sanat gibi birçok alanda uygulanmaktadır.

Sanal gerçeklik, eğitime hayatîbir katkı sağlayabilir. SG teknolojileri halen geliştirilme safhasında olsa da birçok uzman, bu tür uygulamaların eğitime muhtemel faydalarının farkındadır. Günümüzde birçok öğretmen, öğrencileri sınıfta meşgul etmek için mücadele ediyor. Sanal gerçeklik çocukları faydalı bir şekilde daha çok meşgul edebilir ve ders konularını daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir. SG, sınıflarda henüz yaygınlaşmadı. Samsung Electronics America tarafından yapılan bir ankete göre, öğretmenlerin yaklaşık %2’si sınıfta sanal gerçeklik teknolojisi kullanıyor. Öğretmenler, sanal gerçekliğin, öğrencileri meşgul ve motive edebilecek bir araç olduğuna inandıklarını ifade ediyor.

Günümüzde öğrenciler dijital teknolojilere yaygın bir şekilde maruz kalmaktadır. Teknolojiye olan bu âşinalık, öğrencilerinin öğrenme tarzında da değişimlere sebep olmaktadır. Artık öğrenciler, eğitimlerinde SG ve diğer yeni teknolojileri kullanmaya hazır konumdadırlar.

Sanal gerçekliğin en etkili olabileceği alanlardan biri “tecrübî öğrenme”dir. Bu öğrenme tarzında, öğrenciler; bilgi birikimi ve mefhumlarla düşünebilme yeteneklerini, gerçek dünya sorunlarının çözümünde kullanabilmekte ve öğretmenler de öğrenmeyi yönlendirip kolaylaştırmaktadır (Wurdinger & Carlson, 2010). Tecrübî öğrenme ile ilgili her türlü etkinlik, ihtiyaç duyulan konuların tesirli bir şekilde işlenmesine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda öğrencilerin öğrenme motivasyonunu da artırır. Austin’deki Texas Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre, tecrübî öğrenme, öğrencilerin bağımsız bir şekilde öğrenmesine katkı sağlamakta, öğrenmeyi derinleştirmekte ve öğrencilerin yeni beceriler geliştirip bunları uygulamasına yardımcı olmaktadır.

Sanal Gerçeklik Topluluğu’na göre, sanal gerçekliğin sınıfta kullanılmasının birden fazla faydası vardır: daha aktif bir öğrenme deneyimi, öğrencilerin aynı anda bilgi ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı olan bir ortam, daha derin bir konsantrasyon ve karmaşık teori ve kavramların daha iyi anlaşılması. SG, her türlü öğrenme stili için uygundur. Farklı hislere hitap etmesi, akılda tutmayı kolaylaştırır. Derek Hughes’un ifade ettiği gibi, “Dijital nesil, sıra dışı ve ilgi çekici faaliyetler yapabilmekte, zengin bilgi kaynaklarına erişebilmekte ve daha dinamik bir çevrede yaşamaktadır.”



Yazının Kaynağı: Çağlayan Dergisi https://caglayandergisi.com/2019/01/31/sanal-gerceklik-ve-egitim/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder