Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 13 gün önce Ankara Altındağ’daki bir evden sivil polislerce kaçırılan Yasin Ugan’ın eşini ve ağabeyini Meclis’te ağırladı.
Selda Ugan ve Mikail Ugan ile Periscope yayını yapan Gergerlioğlu, kaçırılma olayının ayrıntılarını konuştu. Yasin Ugan’ın eşi ve ağabeyi, kaçırılma olayının gündüz vakti bütün mahallenin gözü önünde gerçekleştiğini anlatırken, Gergerlioğlu da olayın duyulmasından itibaren harekete geçtiklerini söyledi. “Bir milletvekili olarak ilk duyduğumuz gün İçişleri Bakanlığı’na soru önergesi verdik, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na bir dilekçeyle başvurduk” diyen Gergerlioğlu, defalarca yaptığı çağrılarına cevap verilmesi için Ankara Emniyeti’ni, İçişleri Bakanlığı’nı ve Cumhurbaşkanlığı makamını göreve davet etti.
OHAL’DE 20, SON 19 GÜNDE 4 KAÇIRILMA VAKASI
Türkiye’nin başkentinde bir kaçırılma olayının yaşandığını, mahalle ve apartman sakinlerinin ifadesine göre kendilerini polis olarak tanıtan silahlı kişilerin iki kişiyi götürdüğünü belirterek bunun kabul edilemez olduğunu ifade eden HDP’li Gergerlioğlu yaptığı yayında şöyle konuştu :
Demokratik bir hukuk devletinde yaşıyorsak yetkililer açıklama yapmak zorunda. Bunları eski Türkiye’de kalan hadiseler olarak biliyorduk. Benzer olaylar tekrar yaşanmaya başladı. OHAL’de 20 kadar kaçırılma olayı yaşandı, son 19 gün içinde 4 vaka var karşımızda. Hala yetkililerden bir haber yok.
Emniyet ve savcılığa yaptıkları başvurulardan 13 gündür bir sonuç alamayan Ugan ailesi ise, endişe içinde yetkililerden cevap beklediklerini söyledi.
Gergerlioğlu’nun Periscope üzerinden canlı yayınına katılan Yasin Ugan’ın ağabeyi Mikail Ugan ve eşi Selda Ugan’ın yaşanan kaçırılma olayını bütün ayrıntılarıyla anlattı.
‘NORMAL TUTUKLANMA ZANNETTİK’
Yasin Ugan’ın ağabeyi Mikail Ugan, “Olay, 13 Şubat 2019 tarihinde Ankara Altındağ’da Çamlık Mahallesi, 1847’nci sokak, 8 nolu apartmanda oldu. Ben kardeşimden 2,5-3 yıldır haber alamıyordum. Hakkında iddianame vardı, arama vardı, kaçıyordu. OHAL dönemindeki adalete güvensizliğinden dolayı teslim olmak istemedi” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü.
“13 Şubat akşamı bize ‘kardeşin tutuklandı’ diye haber geldi. Biz de normal bir prosedür, normal bir tutuklama zannettik. Sabaha kadar Ankara Emniyeti’nin bütün birimlerini aradık. Ama bize ‘böyle bir tutuklama, gözaltı yok’ dediler. Asayişin nezarethanesini bile aradık. Sorma işlemine birkaç gün devam ettik ama yine emniyetten bir bilgi verilmedi. Daha sonra CİMER ve BİMER’e sorduk hala cevap gelmedi.
YASİN UGAN’IN TUTUKLANMA TUTANAĞI VAR
Mahalleye gittik. Mahalleli böyle bir olay doğru diyorlar anlattı bize. Aramanın gündüz vaktinde başladığını mahalleye giriş çıkışların polis tarafından kontrol edildiği şeklinde. Kardeşimin kaldığı evin sahibi ile görüştük. Ev sahibi bize polisle muhatap olduğunu söyledi. Polislere, ‘bu şahsı nereye götürüyorsunuz’ diye sorduğunu, onların da tutuklama tutanağını gösterdiklerini ve kardeşim hakkında savcılık tarafından verilen dosya numarasını, hatta verilen kendi el yazısıyla dosya numarası verdiklerini söyledi. Savcılığa gittiğimizde de bu numarayı gösterdik, doğru dediler. Uydurma bir numara değil.
‘KARDEŞİM NEREDE VE DURUMU NASIL’
Bir cevap alamayınca size (Gergerlioğlu) başvurduk. 13 gündür haber, bilgilendirme yok. Çok perişan olduk. Yaşıyoruz ama nasıl yaşamadığımızı bilmiyoruz yani. Çok kaygılıyız. Yetkililerden yardım istiyoruz. En azından kardeşim nerede şu anda durumu nedir? Bilgi verilirse çok memnun oluruz.
Biz Yasin Ugan’la ilgili dosya numarasını (2017/69394) ilgili savcıya da söyledik. O da ‘evet böyle bir numara var’ dedi, doğruladı.
40 SİVİL SİLAHLI POLİSLE MAHALLEYE BASKIN
Ev sahibine kardeşimin fotoğrafını da göstermişler. Basında 40 civarında polis deniyor ama daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Hepsi sivil giyimli ama silahlı kişiler. Kardeşimin başına poşet geçirerek beyaz bir minibüse -transporter mı markasını bilmiyorum ama- bindirip götürmüşler.”
Olay günü polisin bütün mahallede kimlik kontrolü yaptığını belirten Yasin Ugan’ın eşi Selda Ugan da, “13 şubat günü çok kalabalık bir sivil polis ekibi, “Bütün mahallenin gözü önünde gerçekleştiği için herkes anlatıyor.” diyerek şöyle konuştu:
‘BAŞINA ÇUVAL GEÇİRDİLER VE KAÇIRDILAR’
Mahallenin bakkalı da karşı apartmandakiler de haberdar. Bize söylediler, anlattılar. Sivil polisler sokağın bir başından bir başına kapatmışlar, girip çıkanlara, apartmandakilere kimlik kontrolü yapmışlar.
Polisler eşimin bulunduğu daireye sert bir şekilde girmiş. Hatta karşı dairenin kapısına da eş zamanlı olarak vurmuşlar. Eşimin başına apar topar poşet geçirerek bir grup polis beyaz minibüsle götürmüş ama kalabalık bir polis grubu akşam dokuza kadar mahallede kalmış. Ev sahibinin diğer evlerinde arama işlemleri saat 9’a kadar devam etti. Yani diğer evlere de kontroller, aramalar yapıldığını söylediler.
Herkes diyor ki, ‘gelenler otomatik silahlı sivil polislerdi’. Biz de duyduğumuzda ‘herhalde Emniyet’in yaptığı bir şey’ dedik ama başvurulardan bir cevap alamadık. Bize ‘bu isimde birisi yok’ dediler.”
‘EŞİM POLİSTE DEĞİLSE NEREDE?’
Bir taraftan resmi başvurularımızı yapıyoruz bir yandan da sesimizi duyurmaya çalışıyoruz diyen Selda Ugan, Endişeleniyoruz. Poliste değilse eşim nerede.” derken sözlerine şöyle devam etti:
“Her geçen günün hayati önemi var. Sadece eşim değil. Özgür Kaya isimli bir bey de varmış yanında. Onun ailesi de endişe ile bekliyor. Bu insanları kimler aldı, nereye götürdüler? Sadece bize bir bilgi verseler, ‘iyiler’ ‘şuradalar’ deseler. Bizim için çok şey fark edecek ki.”
‘HAYATINDAN ENDİŞE EDİYORUZ’
Olayın hemen ardından 18 Şubat’ta Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi verdiklerini ifade eden Yasin Ugan’ın ağabeyi Mikail Ugan, “Savcı dün belli olmuş, dosyayı inceleme fırsatı olmadığını söylemiş.” diyerek yetkililerden cevap beklediğini söyledi: İnsan Hakları Derneği’ne ve CİMER’e başvurduk. Ankara Barosu’nun insan hakları bölümüne başvurduk. Allah razı olsun siz (Gergerlioğlu) yardımcı oldunuz. Siz ve Sezgin Tanrıkulu TBMM’ye soruşturma önergesi verdi. Yürüyen bir ceset gibiyiz 13 gündür perişan olduk. Nerede olduğunu bilsek rahatlayacağız. Devlet suçlu ise yakalar, mahkemeye çıkarır, prosedür işler. İtirazımız yok. Haber alamadığımız her geçen gün hayatlarından endişe ediyoruz.”
‘ÇOCUKLARIMIN KÜÇÜK OMUZLARINDA BÜYÜK YÜK VAR’
3 çocuğundan 15 ve 11 yaşlarında olanların yaşananların farkında olduğunu ve endişe duyduklarını aktaran anne Selda Ugan, “Oğlum sürekli soruyor. Derse girip çıktıkça mesaj atıp babasını soruyor. Çocuklarımın küçük omuzlarında büyük bir yük var. Anneleri olarak bir şey yapamıyorum, babalarına ulaşabilmeleri için. Bir yere müracat ettiğimizde faydası olur mi diyorlar” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
Uzak tutmaya çalışıyorum ama ‘kaçırıldı’ dediğimizde içinde büyük fırtınalar kopuyor. Kaç gündür doğru dürüst yemek yemiyorlar, eski neşeleri yok, gülmüyorlar. Çünkü silahlı insanlar tarafından babalarının çok sert bir şekilde götürüldüğünü biliyorlar. Yani çocuklarımın psikolojisi iyi değil şu an. Büyük oğlum okula giderken ‘Yine iyiymiş rolü yapacağım’ diye bahsediyor.
Yüreğimize bir ateş düştü, soğumuyor. Hiç soğumuyor. Her dakika geçmek bilmiyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Bir telefon çalsa, iyi bir şey mi, kötü bir şey mi diye bir korkuyla açıyorum. Günler saatler geçmiyor…
‘DİNLEDİKLERİM DAHA DA KORKUTUYOR’
Bekliyorum. 13 koca gün oldu. İnsan Hakları Derneği’ne gittiğimizde yaşanmış vakalardan bahsettiler. Onlardan dinlediklerim daha da korkutuyor. İşkenceden, bulunamalarından bahsediyorlar…
Gücümüz bir yere kadar. Yetkililerden yardım istiyoruz. Kendilerini polis olarak tanıtanlar kim? Polis mi, polis değilse kim?
‘ÇOCUKLARIMA İYİ HABER VERMEK İSTİYORUM’
Her geçen gün haber alamadıkça büyük azap çekiyoruz. En kısa zamanda çocuklarımıza iyi haber vermek istiyoruz.
Oğlum ve kızım bazen beni teselli ediyor. Küçük kızım, “Merak etme anne, ifadesini alırlar bırakırlar ya da hapishaneye koyarlar” diyor.
Fakat silahlı kişilerin başanı çuval geçirerek götürmelerinden çok tedirginler. Hepimizin içinde korku var.”
Yayını izlemek için videoya tıklayınız.
Gündemi değerlendiriyorum. Konuklarım Yasin Ugan’ın eşi ve abisi https://t.co/4YZojeQQqA
— Ömer Faruk Gergerlioğlu (@gergerliogluof) February 26, 2019
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder