27 Şubat 2019 Çarşamba

Yürüyüş güncesi: 40 bin Euro Yunanistan’daki mültecilere ulaştırıldı

Yunanistan’daki mülteciler için başlattıkları yürüyüş ve kampanyanın ardından topladıkları yaklaşık 40 bin Euro’yu ihtiyaç sahiplerine teslim eden gençler katkısı olan herkese teşekkür etti. Yardımın Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçen Türk, Kürt ve Suriyeli mültecilere ulaştırıldığı öğrenildi.

İngiltere’de yaşayan 17 aktivist öncülüğünde yapılan bağışlar, geçtiğimiz günlerde Time to Help’e (Yardım Zamanı) başvuran ihtiyaç sahiplerine dağıttı.

2 Şubat’ta Belçika’dan başlayan “Walk across Europe–Help refugees in Greece” yürüyüşü ile Lüksemburg, Almanya, Fransa sınırlarını içine alacak şekilde bir günde tamamlayan 17 kişi yaklaşık 50 km yürüdü.

Türkiye’deki ve Avrupa’daki Türklere seslenen yardım gönüllüsü Emre Sever, “Yunanistan’a turist olarak bile gitseniz mutlaka mültecileri ziyaret edin, yaşadıklarını dinleyin ve gözyaşlarına şahit olun” dedi.

Sever, yürüyüş sırasında tuttuğu günlüğün ilgili bölümünü ise Kronos’la paylaştı:

Gece 3.30 da gözlerimizi açtık. Birkaç saat anca uyuyabildik zaten…

İngiltere’den çıkmıştık yola… Belçikaya biraz erken gelelim istedik dinlenmek için. Ama ne mümkün! Yastığa başınızı koyduğunuzdaki o heyecan, korku, tereddüt, karmakarışık duygular ve düşünceler..

Saat 4.30 gibi çıktık evden. Yürüyüşe başlayacağımız yere doğru gitmemiz arabayla 2 saat sürdü.

Yaklaştıkça hava şartları değişiyor, yağış başlıyordu. Heyecan ve tedirginlik aynı anda tırmanışa geçti.

Başlangıç noktamıza geldiğimizde duygular zirvedeydi. Sabah ezanını kulaklar duymasada içten bir sedayla duyuyorduk. Hem vakit girmişti hem de vakit gelmişti. Namazlarımızı oracıkta eda ettik ve öyle başladık asıl yolculuğumuza…

Termometre eksi 1 dereceyi gösteriyor. Zifiri karanlık her yer, sokaktaki birkaç lamba da olmasa göz gözü görmeyecek.

İlk saat çok rahat geçti. Belçikadan Lüksemburga girmiştik. Başlangıçtaki gibi sokak yollarında değildik artık. Kar, buz… Hava soğuk, araçların vızır vızır geçtiği kapkaranlık bir yolun kenarında kafalarımızdaki lambalarla yürümeye çalışıyorduk arkadaşlarımızla. Kar yağışı iyice artmıştı. Ayaklarımız ağrımaya, ellerimiz buz kesmeye başlamıştı çoktan. Fakat yürüyüşümüzün henüz çok başındaydık.

Ortalama 15 km yol yürüyerek ilk durağımızdaki Yunanistan’dan gelen muhacir kardeşlerimizin misafirperverliğiyle biraz dinlenme fırsatı yakaladık. Lakin asıl mesele bundan sonra başlıyordu. Tam 35 km yol bizi bekliyordu. ”Aynı dili konuşanlar değil ; aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır” mottosu bu arkadaşlarımızın yolculukları boyunca çektiği sıkıntıları bir nebze olsun kendimize hatırlattık. Onları anlamak, empati kurmak için başladık yine yürümeye.

Bu aşamadan sonra her adım atılmaz oluyordu artık… Düştüğümüzde ya bir arkadaşımız kolumuza giriyordu ya bir hatırlatmak için fısıldanıyordu kulaklarımıza “Kucaklarında çocuklarıyla nehir ve ormanları aşan insanları hatırla!”

Tekrar ayaklanıyor ve devam ediyorduk. Ağrılar şiddetlenip çekilmez olduğunda ilaçlar yetişiyordu imdadımıza… Böyle böyle yolun sonuna yaklaştık. Bir saat ya vardı ya yoktu… Fakat birkaç dakika ayakta duracak güç kalmamıştı hepimizde…

Aile ve arkadaşlarımızdan çağrılar geliyordu bırakmamız veya bir sonraki gün devam etmemiz konusunda. Tam bu esnadada arkamızdaki onlarca insan, uzaklardan onlara eşlik edenlerin “Rabbi yessir vela tuassir” duaları yetişiyordu imdada.

Zordu. Her ne kadar organize olarak her şeyi önceden planlayarak yola çıksak da bu yol çok zor bir yoldu. Hedefe varınca yol arkadaşlarının sevinç dolu yüzlerini görmekse “Ben de muhacir kardeşlerim için bir şey yaptım” dedirtiyor insana…

kronos

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder