31 Ocak 2019 Perşembe

Başımıza Gelenleri Çocuklarımıza Anlatamadık

Çocukluğumdan beri hayalim öğretmen olmaktı. Nihayet mezun olmuştum ve öğretmenliğe başlayabilirdim ancak başörtü problemi vardı. Ben de mezun olduğum şehirde özel kız lisesine başvurdum çok şükür kabul etmişlerdi ve hayallerime kavuşmuştum. Öğrencilerimi ve onlara öğretmeyi çok seviyordum. Okula da alışmıştım sonra evlendim ve çocuklarım oldu. Özel okul yorucuydu fakat yaş ilerlemiş ve iki çocukla KPSS ye hazırlanmak zor gelmişti, özel sektörde devam ettim. Hem çalıştığım okul şehrin en iyi okullarından biriydi ve belediye başkanı, milletvekili çocukları da vardı, yani toplum ve bizi yönetenler tarafından kabul görmüş bir okuldu.

Her şey çok güzel gidiyordu çocuklarım da okul çağına gelmişlerdi. Onları da çalışma saatlerime uygun olduğu ve güvendiğim için çalıştığım okula kaydettik. Sabah birlikte çıkıyor akşam birlikte dönüyorduk. Fakat sonra 17 25 Aralık patlak verdi ve o zamanlar hizmet hareketi denen yapıyla ilgili söylentiler başladı. Ne yapacağımı bilemedim evimizi de rahat olsun diye okulun çok yakınına taşımıştık ve çocuklarım öğretmenlerini çok seviyorlardı. Ben de okuldaki bazı

öğrencilere bakayım diye düşündüm zira belediye başkanının kızı, milletvekili kızı ve yeğeni, bir bakan yeğeni vardı. Onlar devam edince ben de düzenimi değiştirmedim, hem hemen iş bulmak kolay değildi. Bir buçuk yıl daha devam ettim aynı kurumda. Yukarıda saydığım şahıslar çocuklarını okuldan alınca biz de okuldan ayrıldık hatta şehir değiştirdik.

Yeni gittiğimiz şehirde araştırdık ve çocuklarımız için en iyi okullardan diye işaret edilen yine cemaat okuluna kaydettik (söz konusu çocuk olunca velilerin sözleri etkili oluyor). Eşim ve ben 3,5 ay iş aradık sonunda cemaat okulu olmayan bir lisede göreve başladık. Yeni okulumuzda eğitim yılını tamamlamış ve yaz tatiline girmiştik. Eşimin memleketindeydik ve 15 Temmuz darbesi oldu ve birden her şey altüst olmaya başladı. Çocuklarımızın gittiği okul kapatılmıştı oysa biz parasını ödemiştik. Kızım TEOG’a hazırlanacaktı bu yıl onun için çok önemliydi. İkisine de okullarının kapatıldığını anlatmak kolay olmadı ne arkadaşlarından ne de öğretmenlerinden ayrılmak istemiyorlardı. Fakat bununla kalmadı bizim çalıştığımız okul da bilmediğimiz bir sebeple kapatılmış ve çalışma izinlerimiz iptal edilmişti. Sanki bir kâbus görüyor gibiydik. Bir an önce toparlanıp işimize koyulmalıydık zira kızım bu sene sınava girecekti. Hemen iş aramaya başladık fakat üzerimize yapışan yafta iş bulmamıza engel oldu zaman ilerliyordu okulların açılmasına az kalmıştı. Biz de kendi işlerimizi yoluna koyana kadar çocukları dedesinin yanında bir okula kaydettik. Daha önce çalıştığımız şehirde bir evimiz vardı onun kirası ile biraz idare ederiz diyorduk ki kiracımızın malum bankada hesabı olduğu için ihraç olduğunu ve kirayı ödeyemeyeceğini öğrendik. O arada banka hesaplarımızdaki para da bloke oldu. Akrabaların yardımıyla geçinmeye çalışıyoruz.

Çocuklarımızdan ayrı kaldık, eş dost akraba komşu nazarında itibarsızlaştırıldık, işsiz kaldık. Peşinen darbeci yaftası yemiştik. Sigara alışkanlığı bile olmayan bizler terörist yaftası yemiştik. Bu arada ev sahibi de evden çıkmamızı istedi.
Sorgulanmadan yargılanmıştık. Cezamız da idam olmalıydı. Su bile bizim için çok görülmüştü. En zoru da hiçbir suçumuz olmadığı halde başımıza gelenleri çocuklarımıza anlatamadık. Küçük çocuğum soruyor iyi de anne NEDEN NEDEN. Olanları anlamaya yaşı yetmiyor ve “Gözyaşlarımı kovaya koysam kovalar dolardı” diyor.

Ama şu da bir gerçek ki sahabelere bakınca çektiğimiz ne ki. Yaptıklarımızdan eminiz, vatanımızı boynumuza yafta takanlardan daha çok sevdiğimizden eminiz. Allah’tan gelen her şeye razıyız. Vatana ihanet etmedik ama başka günahlarımız var. İnşallah bu mahrumiyetlerimiz günahlarımıza kefaret olacaktır.
Doğruların bir gün ortaya çıkma huyu vardır. O güne dek sabır ve dua ile bekleyeceğiz.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/01/31/basimiza-gelenleri-cocuklarimiza-anlatamadik/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder