Ülkemizde yaşanan cadı avı sürecinden nasibini alan bir iş adamıyım. İnşaat malzemeleri satan bir şirketin ortaklarından birisiyim. Şahsıma atılmış olan bir iftira neticesinde bir sabah evimin polisler tarafından basılması hayatımın akışını bir anda tersine çevirdi. Düzenli olarak vergimi ödediğim ve hayatımın hiçbir noktasında hiçbir şekilde karşı tavır almadığım devletim beni terör örgütüne üye olmakla suçluyordu. Hiçbir sabıkası olmayan, iş yaptığı insanlar tarafından sevilip sayılan vergisini veren hayatında eline silahın “s” sini dahi almamış bir terörist! Yerseniz. Emniyette ve savcılıktaki ifademde iddiaları reddetmeme ve aleyhimde bana gösterebilecekleri bir delil olmamasına rağmen tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildim. Hakkımda kesinleşmiş herhangi bir hüküm olmamasına rağmen mal varlığıma tedbir, banka hesaplarıma da bloke konuldu. Böylelikle ben içerideyken ailemin geçimini sağlayabileceği bir maddi imkanları da kalmamış oldu. Cezaevine girdikten sonraki ilk mahkememizde hâkim aleyhimdeki delilleri yetersiz görmüş olacak ki beni serbest bıraktı. Fakat bu arada tam 10 ayım cezaevinde geçmiş oldu. Bu süre içerisinde ortağı olduğum şirketimize de el kondu ve bu zaman zarfındaki şirketin vergi ve SSK borçları da bizden talep edildi. Tam bir diş kirası meselesi! Tam bir hukuksuzluk aymazlık ve utanmazlık örneği! İnsanların hayatını mahvetmek bu kadar kolay olmamalı diye düşünüyorum. Bu hukuksuzluğu yapanların bir gün mutlaka adaletin karşısında hesap vereceği inancındayım. Fakat o gün gelene kadar yaşanan bu sıkıntıların dillendirilmesi bu hukuksuzlukları yapanlara belki bir nebze engel olur kanaatiyle yazıyorum bunları. Allah masumların yardımcısı olsun.
Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/08/18/dis-kiralarini-da-istiyorlar/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder